Kapitalizm, Mühendislik ve Türkiye
“Kapitalizm, Mühendislik ve Türkiye” konulu sempozyum, sonrasında gerçekleştirilen forum bölümüyle birlikte 11 Mayıs 2008 tarihinde gerçekleştirildi.
Ahmet Haşim Köse, Kaya Güvenç ve Yüksel Akkaya’nın katılımyla gerçekleşen sempozyumum ilk bölümünde, toplumun diğer kesimlerinde yaşanan değişimlerin bir benzeri olarak, mühendislik alanında yaşanan değişim; niteliksizleştirme süreci tartışıldı. Konuşmacıların sunumlarıyla sermayenin bizleri içine sürüklemiş olduğu süreç bir kez daha açıkça idrak edilmiş oldu. Sempozyumun ikinci bölümünde ise eski TMMOB başkanımız Yavuz Önen’in “geçmişten bugüne TMMOB ve mühendis-mimarların mücadelesi” konuşmasıyla, bir karşı duruş oluşturma yolunda TMMOB içinde bir öğrenci örgütlülüğüne önemini yeniden gözler önüne serdi. TMMOB geleneğine bağlı Mühendislik, Mimarlık ve Şehir Planlama Öğrencileri’nin örgütlenme adına yaşadığı kimi sorunların geçmişte de öğrencilere dayatıldığı ancak irade sahibi bir birlikteliğin tüm bu dayatmalara karşı durabileceği ortaya kondu.
Sempozyumun ardından öğrencilerin katılımyla gerçekleştirilen forum bölümünde, bu noktaya kadar açıkça dile getirililen tabloya dair değerlendirmeler ve öğrencilerin sorumluluğu olması adına, Mühendislik, Mimarlık ve Şehir Planlama Öğrencileri’nin birlikteliğinde somutlanan bir öğrenci çalışmasının yöntemi hakkındaki görüşler tartışıldı.
Sonuç olarak Mühendislik, Mimarlık ve Şehir Planlama Öğrencileri bir kez daha ifade etmiştir ki:
Bugün açık ki, öğrenci komisyonlarını ve öğrenci üyeleri içine alarak etkin bir biçimde üniversitelere dayanan merkezi bir ‘öğrenci üye örgütlülüğü’ bizler açısından önemli bir ihtiyacı oluşturmaktadır. Bununla birlikte, etkin bir taban iradesine dayanarak mühendislik-mimarlı k ve planlama öğrencilerinin yaşadığı sorunları, ülke ve dünya gündemlerini, özcesi gençliğin güncel mücadele taleplerini her yönüyle işleyebilecek, yanı sıra ifade ettiğimiz örgütlenme ihtiyacına yönelik atılan somut adımlardan biri olarak da tanımlanabilecek bir ‘öğrenci üye kurultayı’ bugün için hızlıca hayata geçirilmesi gereken işlerden biri olarak önümüzde durmaktadır.
Hele de meslek alanlarında birçok dönüşümün yaşandığı, eğitim hakkına dönük onlarca saldırının gerçekleştirildiği günümüzde bu ihtiyaçlar daha da yakıcı hale gelmektedir.
Dünya ölçeğinde sermayenin kendini yeniden yapılandırma süreci ile gerek üniversite eğitimi, gerekse eğitim sonrası meslek hayatı yeniden tanımlanmaya çalışılmaktadır. Eğitimin ticarileştirilmesi sürecine paralel olarak yine sermaye ihtiyaçları çerçevesinde müfredatlar ve bir bütün olarak eğitim “akredite” edilmeye çalışılmaktadır. Yanı sıra mühendislik-mimarlı k-planlama unvanlarının üniversite dışı kurumlarca verilmesinin önü açılmakta, ‘yetkinlik’ tartışmalarının yolu düzlenerek diplomalardan unvanlar çıkarılmaktadır.
Dönüşümün en önemli kırılma noktalarından birini de “yetkin mühendislik” uygulamaları oluşturmaktadır. Bir taraftan kapitalizmin eleman/teknik elaman ihtiyaçlarına göre arz-talep koşulları yeniden tanımlanırken, diğer taraftan eğitim sistemindeki üretimden kopuk, niteliksiz içeriğin çözümü olarak “yetkinlik-yeterlil ik” tartışmaları karşımıza çıkarılmaktadır. Yaşanılan bu dönüşümlerin net bir şekilde tanımlanabilmesi ve konunun muhataplarınca bilince çıkartılabilmesi adına kurultay ön süreci ve tartışmaları verimli bir şekilde değerlendirilmelidir.
Geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bu kapsamlı dönüşümler karşısında bizlerin kolektif bir biçimde söz söyleyebilmesi de oldukça önemlidir. Öğrenci komisyonlarını n, öğrenci üyelerin ve dolaysız bir biçimde konuya muhatap tüm üniversite öğrencilerinin birlikte hareket etme ve çözüm üretme zeminini sağlayacak bir ‘TMMOB öğrenci örgütlenmesi’ her geçen gün daha da elzem hale gelmektedir. Açık ki bu örgütlenme öğrenci üyeleri, komisyonları içerisine alan bir tarzda, tüm mühendislik, mimarlık ve planlama öğrencilerini kapsama hedefinde ve yeteneğinde olmalıdır. Bu kapsayıcılığın karşısında duracak tüm engeller bütünlüklü bir şekilde aşılmalıdır.
Kurultay bu ihtiyaçlara cevap verecek nitelikte örgütlenmelidir. Özetleyecek olursak bu bağlamda:
Kurultay; mühendislik, mimarlık ve planlama öğrencilerinin sorunlarının, mücadele taleplerinin tartışıldığı bir platform olmalıdır. Meslek alanlarında ve eğitiminde yaşanan dönüşümler irdelenmeli; bu dönüşümlerin mesleki yeterlilik, piyasalaşan eğitim gibi somut yansımalarına karşı mücadele yol ve yöntemleri belirlenmelidir.
Öğrenci üye örgütlülüğünün oluşturulması mutlaka kurultay gündemlerinden biri olmalıdır. Örgütlülük tüm tabanın katılımını hedeflemelidir ve kurultaydan örgütlülüğe ilişkin somut adımlar tanımlanmalıdır.
Kurultay; ön süreciyle etkin bir tabana dayanan, yerel çalışmalarla birlikte örülecek bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Öncesiz ve sonrasız, kurultay anından ibaret bir etkinlikten kaçınılmalı, hareketli bir sürece dayanan ve önüne somut hedefler koyan kurultay süreci hayata geçirilmeyle çalışılmalıdır.
Kurultay, tabanın iradesini yansıtacak bir şekilde tüm öğrenci üyelerin katılımına açık olarak örgütlenmelidir. Bu iradenin önüne geçecek her türlü yöntemin karşısında yer alınmalıdır.
Bu çerçevede bizler tarafından ilk elden ortaya konan kolektif iradeyle, Ankara merkezli bir sempozyum-forum, iller arası bir koordinasyon mekanizması, ikincisi Ankara etkinliği sonrasında gerçekleştirilecek sistematik ve düzenli merkezi toplantılar gibi asgari somut kararlar alınmıştır.
Çizdiğimiz çerçevede bir öğrenci üye kurultayı ve öğrenci üye örgütlenmesi sürecinin hayata geçirilmesi için, ortaya koyulan bu iddia ve iradenin daha kapsayıcı bir biçimde, konunun tüm muhatapları tarafından sahiplenilebilmesi gerekmektedir. Bugün için atılan bu adım, bir başlangıç olarak değerlendirilmelidir.





