Jeoloji ve Jeoloji Mühendisliği Nedir?

JEOLOJİ
İnsan, bilinen tarihi boyunca yaşam çevresini algılamaya, yorumlamaya, dönüştürmeye ve kendi ihtiyaçlarını karşılamaya çaba sarf etmiştir.İlk çağlarda insanları en çok meşgul eden nesneler ve olaylar üzerine bastığı Yerküre odaklı olmuştur. Yakın çevresinde kolayca ulaşabileceği malzemeleri, etrafındaki taş parçaları ve toprak olarak Yerküre sunmuştur. İlk dönüştürdüğü malzemelerde yine Yerküreden gelmiştir. Çakmak taşını bıçağa ve ateş kaynağına, kili çömleğe, kalayı ve bakırı karıştırıp bronza, çeliği kılıçlara ve mızrağa dönüştüren süreçler insanlık tarihinde önemli kültürel dönüşümler yaratmış, tarihsel dönemler (demir çağı, bakır cağı vb) yaratmıştır.
Ancak Yerküre sadece sunduğu nesneler ile değil içinde taşıdığı yıkıcı güçlerle de etkilemiş ve insanlık için “ilgi odağı” olmuştur.”İlk çağlardan bu yana insanlar, depremler ve volkan patlamaları gibi yeryüzünün altına hapsolmuş muazzam güçleri açığa vuran olguların farkındaydılar…. bu olguları tanrıların müdahalesi olarak yorumladılar. Poseidon-Neptune dünyanın sallayıcısı iken, Tanrıların topal demircisi Vulcan-Heptistes dünyanın derinliklerinde yaşıyordığına ve onun çekiç darbeleri de volkanların “ patlamalarına yol açtığına inanıldı.
İster yıkım ister zenginlik kaynağı olarak görülsün ilkçağlardan başlayan Yerküreyi tanımaya, yorumlamaya, ondan azami ölçüde yararlanmaya ve zararlarından korunmaya yönelik üretilen bilgi birikimleri üzerinde ÇAĞDAŞ JEOLOJİ yükselmiştir. Günümüzde Jeoloji biliminin sunduğu verilerle artık “ayaklarımızın altındaki dünyanın sanıldığı kadar katı “ olmadığı ”kayaların, sıradağların ve hatta kıtaların sürekli bir hareket ve değişim “ içinde olduğu anlaşılmıştır.
Geo (Yer) ve Logos (Bilim) sözcüklerinden türeyen JEOLOJİ, yerbilim anlamındadır. Jeoloji, dünyanın içinde ve üzerinde gerçekleşen tüm olguları gözlemleme ve yorumlama işini uğraş edinen bilim dalıdır.
Son yıllarda üretilen yeni bilgi ve bulgular, JEOLOJİ biliminde önemli açılımlar yaratmıştır. Bugün halk sağlığı, güvenliği ve refahı adına her türlü insan girişimi ve projelerinde ihtiyaç duyulan JEOLOJİK verilerdeki artış sonucu JEOLOJİ toplumsal yaşamın her alanı ile bütünleşmiştir.
JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ
Günümüzdeki bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel olarak mühendislik meslek disiplinlerinin araştırma, geliştirme, üretim, uygulama ve denetim fonksiyonları da önemli değişimler yaşamaktadır. Mühendislik tarihinin geçmişinden bugünlere taşıdığı “sorunlara çözüm üretme” işlevi, bilgi üretim sürecinde daha alt dallara doğru yönlenen yoğunlaşmaya uyumlu olarak, özgün alanlarda toplanmaktadır. Bu gelişim çizgisi, genel bir mühendis kavramının terk edilerek bunun yerine yeni mühendislik dallarının yaşam içinde karşılık bulmasını sağlamıştır. Ancak bu değişim çizgisinin yaratmış olduğu alt dallara bölünme, beklenildiği gibi, mühendislik disiplinlerini tümüyle birbirinde koparmamış aksine gerek bilimsel bilginin üretilmesi gerekse bilginin uygulanmasında ortak çalışma kültürünü, ekip çalışmasını daha da zenginleştirmiştir.
Örneğin kendi mühendislik disiplinimiz olan Jeoloji Mühendisliğinin tarihsel gelişimine baktığımızda, yaşananların yukarıdaki değerlendirmelere paralellik taşıdığı görülecektir. Jeoloji biliminin ilk ortaya çıkışında insanlığın dünyayı tanıma ve yorumlama ihtiyacına yanıt verdiği ve o dönemlerden bugüne kadar geçerliliğini koruyan bilimsel kabulün sonucu olarak 5 temel bilim (biyoloji, fizik, kimya, matematik ve jeoloji ) arasındaki yerini aldığı bilinmektedir. Ancak zamanla, özellikle kapitalizmin gelişme sürecinde, doğayı “tanımlama ve yorumlama” yeteneğini doğayı (ilkin madencilik girişimleri daha sonra tüm mühendislik girişimleri düzeyinde) “dönüştürme” becerisi ile zenginleştirdiği ve jeoloji biliminin Jeoloji Mühendisleri eliyle uygulamaya aktarıldığı ve insanlığın kullanımına sunulduğu görülmektedir. Jeoloji Mühendisliği genç bir mühendislik disiplini olarak mühendislik tarihindeki yerini almıştır.
Genel olarak MÜHENDİSLİK, bilginin pratik amaçlara uyarlanması; bilimsel ilkelerin en verimli biçimde yapılara, makinalara, ürünlere, sistemlere ve süreçlere dönüştürülmesi sanatıdır. Bilim adamının işlevi bilgiyi genişletmek, mühendisinki ise uygulamaktır. Gelinen noktada Jeoloji Mühendisliği de mühendislik sanatının gereklerine uygun olarak, insanlığın kültürel ve iktisadi zenginliğine katkı sunmuştur. Jeoloji Mühendisleri, içinde yaşadığımız doğal çevreye yönelik her projenin ve çabanın ihtiyaç duyduğu (ki uzun bir süre daha bu ihtiyacın süreceği açıktır) ilk modelin, jeolojik modelin tasarımcıları olarak kalmamış, diğer mühendislik disiplinleriyle bir arada “doğaya müdahale ve dönüştürme” uğraşına katılmıştır. Bu uğraşın sınırlarının doğal çevremiz olarak kabul edilen dünya ile sınırlı olmadığı, bugünkü teknoloji ile uzaydaki çevreyi de ilk algılamanın jeolojik modelin verileriyle başladığı görülmektedir.
Jeoloji ve Jeoloji Mühendisliği, tarihsel gelişim süreci içinde değişime uğramış, dinamik bir seyir izleyen olgulardır. Geçmişten bugünlere ulaşan mesleki bilgi ve pratik birikim üzerinde Jeoloji Mühendisliğini ve Jeoloji Mühendisini özetleyen çağdaş tanımlamalara ulaşılmıştır.
Jeoloji (Geology): Geo(Yer) ve Logos(Bilim) sözcüklerinden türeyen Jeoloji; Fiziksel Jeoloji, Tektonik, Petrografi, Sedimantoloji ve Stratigrafi, Mineroloji, Paleontoloji, Mühendislik Jeolojisi, Hidrojeoloji gibi alt bilim dallarıyla, yerkabuğunun bir mineral tanesinden kıtalara kadar değişik büyüklükteki bileşenlerinin özelliklerini, dağılımını ve gelişimini, dinamizmini inceleyerek elde ettiği verileriyle yerin tarihçesini yorumlayan; sedimenter, mağmatik ve metamorfik kayaların zaman ve mekan ortaklığında sentezini yapan; yeryüzündeki kayaç, toprak ve su ile hayatın gelişimini inceleyen temel bir doğa bilimidir. Diğer bilimler gibi görünen ve görünmeyen yönleriyle dünyayı insanlar için anlaşılabilir kılmayı hedefler.
Jeoloji Mühendisliği (Geological Engineering): Jeoloji biliminin veri, teknik ve ilkelerini her türlü mühendislik kullanıma sunmak üzere, proje alanının 4 boyutlu (x-y-z-t) jeolojik modelini hazırlamak ve jeolojik verileri yorumlamak; yeraltısuyu ortam ve hareketleri ile kaya ve zemin özelliklerine ilişkin kavramsal modelleri ortaya koymak; mühendisliğin sanat ve bilime dayalı tanımı çerçevesinde, yerkabuğunu oluşturan malzeme özelliklerini incelemek, tanımlamak, sorunları önceden belirlemek ve sorunlara karşı mühendislik çözümlerini geliştirmek olan mühendislik dalı.
Jeoloji Mühendisi (Geological Engineer): Jeoloji biliminin kuramsal verilerini, ölçülebilen (sayısallaştırılmış) ve mühendislik işlerine etkilerine göre tasnif edilmiş (sınıflandırılmış) verilere, kavramsal modellere ve tasarımsal değerlendirmelere dönüştürecek mesleki derinliğe sahip olan mühendis.
Günümüzdeki teknolojik gelişmelere dayalı olarak Jeoloji Mühendisliği hizmet yelpazesi önemli oranda genişlemiştir. Başta doğal kaynak, çevre ve afet yönetim süreçleriyle ilgili olarak metalik madenler, endüstriyel hammaddeler, enerji hammaddelerinin ve sıcak ve soğuk su kaynaklarının aranması ve ekonomik kullanımı kararlarında; deprem, heyelan, kaya düşmesi,sıvılaşma, su baskını afet tehlike ve risk değerlendirmeleri; arazi kullanım planlarının hazırlanması; yer seçimi kararları, kütle hareketleri tanımlama, sınıflama, izleme , duraylılık analizleri ve stabilizasyon önlemlerinin belirlenmesi için jeolojik-jeoteknik etütlerde; yer altı suyu ve toprak kirliliği, atık depolama vb çevresel sorunların çözümünde; Baraj, tünel, karayolu, demiryolu,boru hattı, enerji santralleri gibi mühendislik yapıları ve binalar için jeolojik-jeoteknik etütlerde; Kentsel projelerin ihtiyaç duyabileceği temel parametrelerin (zeminin kazılabilirliği, yer altı suyunun derinliği, agrega malzeme, afet tehlike potansiyeli vb) belirlenmesinde JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ aktif görevler üstlenmektedir.
Yukarıda sayılan hizmetler dışında toplum sağlığı için risk oluşturan radon gazı ile asbest, arsenik, zeolit minerallerine ve etkilerine yönelik Tıbbi Jeoloji (Jeo–Sağlık / Medikal Jeoloji) ve Jeolojik Sit olarak kabul edilen oluşumlar (Fosil zonları, taşlaşmış ağaçlar, yeryüzü şekilleri) ile ilgili araştırmalar da, JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ tarafından gerçekleştirilmektedir.
Bugün Çevre ve Orman, Enerji, Ulaştırma Bakanlıkları ile Toplu Konut İdaresi, MTA, TPAO, DSİ, TKİ, ETİ HOLDİNG, DLH, BOTAŞ, TTK, Karayolları, Afet İşleri, Yapı İşleri, İller Bankası, Elektrik İşleri Etüt İdaresi, Maden İşleri Genel Müdürlükleri ve Yerel Yönetim (Belediyeler ve İl Özel İdareleri) birimlerinde; madencilik, çimento ve inşaat sektöründeki değişik özel sektör kurum ve kuruluşlarında; Odamıza “Serbest Meslek Uygulaması Yapan Büroların Tanımı Ve Tescil Yönetmeliği” kapsamında tescil yaptırmış Serbest Jeoloji Mühendisliği kuruluşlarında çok sayıda JEOLOJİ MÜHENDİSİ çalışmaktadır.
ÜLKEMİZDE JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ
Ülkemizde 19.yüzyıldan itibaren JEOLOJİ bilgilerini içeren yayınlarla karşılaşılmaktadır. Örneğin, Hoca İshak Efendi’nin 4 ciltlik Mecmua-yı Ulum-ı Rizaziye (1834) adlı eserinde jeolojik değerlendirmeler yer almıştır. Yine aynı dönemde, Mekteb-i Tıbbıye-i Şahane’de JEOLOJİ dersleri verilmeye başlanmıştır. Darülfünunu Şahane içinde Ulum-ı Tabiiye ve Riyaziye (Doğa ve Matematik Bilimleri) bölümünün kurulması ile üniversitede JEOLOJİ eğitimine ilk adım atılarak İlm-i Arz ve Maadin (Yer ve Maden Bilimi) dersi okutulmaya başlanmıştır.Balkan Savaşı nedeniyle bir süre ara verilse de önce İstanbul Darülfununu (1933’ten sonra İstanbul Üniversitesi) Fen Fakültesi bünyesindeki JEOLOJİ ENSTİTÜSÜ’nde ve daha sonrada İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesinde JEOLOJİ eğitimine devam edilmiştir. Aynı dönemde Ankara Üniversitesi Ziraat Enstitüsü bünyesindeki Tabii Bilimler Fakültesinde(1933) Jeoloji Bölümünde eğitim başlamıştır.
1930’lı yıllarda birkaç Üniversitede sürdürülen Jeoloji Mühendisliği eğitimi 1935 yılında ülkemizin iki büyük yerbilimi kuruluşu olan MTA Enstitüsü ve Etibank’ın kurulması ile yoğun bir şekilde madencilik bazında jeolojik araştırmalara başlanılması, DSİ, Karayolları, EİEİ gibi yatırımcı kurumların ürettikleri projelerde jeolojik-jeoteknik araştırmaların ön plana çıkması gibi etkenler sonucu kamu ve özel sektör kuruluşlarında Jeoloji Mühendislerine eskiye kıyasla daha çok gereksinim duyulmaya başlamıştır.
1960’ların ikinci yarısında Karadeniz Teknik Üniversitesi(1965),Ortadoğu Teknik Üniversitesi(1965), Dokuz Eylül Üniversitesi(1968) ve Hacettepe Üniversitesi(1968) olmak üzere 4 üniversitede daha Jeoloji Mühendisliği eğitimine başlanılmıştır.
Bu özet kısım jmo.org.tr adresinden değiştirilmeden alınmıştır. Daha fazla bilgiye aynı adresten ulaşabilirsiniz. Günümüz Jeoloji ve Hidrojeoloji Mühendisliği bölümleri hakkında genel bir fikir için, Aral İbrahim OKAY’a ait Türkiye’deki Jeoloji Mühendisliği Bölümlerinin Nesnel Bir Karşılaştırılması adlı makalesine bakabilirsiniz.










“Jeoloji ve Jeoloji Mühendisliği Nedir?” adlı yazıya, 10 yorum yapılmış.
siz bir lise öğrencisine bu bölümü yazmamı önerir misiniz neden öneririsiniz bir de iş olanakalrı falan nelerdir
bir izcilik, mağaracılık veya dağcılık deneyimi yaşadıysan kısaca doğayı seviyorsan ve saatlerce doğada kalırım diyorsan bu bölümü seversin, yok tam tersiyse kimseye önermiyorum, onun dışında matematik, kimya, fizik bilgisi ve jeolojinin en zevkli yanı olan hayal gücü ve uydurma yeteneği.. ne bölüm okursan oku bu bölümden de mezun olunca iş bulman zor, çünkü bu ülkede tanıdığın yoksa iş bulman çok zor
bahadır gerçekten bizim bölümü çok güzel bir şekilde ifade etmissin bundan iyisi olamazdı
halit sen madeni yaz jeolojiden daha iyidir
merhabalar 2005 ankara üniversitesi jeoloji mühendisligi mezunuyum okulum bölümüm çok güzeldi ancak ülkenin durumu herseyi ortaya koyuyor ki bu ülkede iş bulmak çooooook zor nekadar çalışırsak çalışalım bunları hiç söylemek istemezdim atamızın emanetçilerinden geçlerinden yarına umutsuzsa bakan biri olarak dilerim hersy için çok geç olmaz
merhabalar ben gelecek yıl öss ye gireceğim ve paleontolog olmak istiyorum.acaba jeoloji okursam palentoloji mastırı yapabilirmiyim türkiyede böyle bir yüksek lisans programı varmı?
(Tabiî ki, jeolojinin yüksek lisans programında paleontoloji vardır. Başarılar.. -JeoGenç)
ktüde jeofizik ile jeoloji bölmleri var trabzonda yaşadğım için bunları yazmak istiyorum ama arasındaki fark nedir bilmiyorum ben deprem heyelan üzerine çalışmak istiyorum ona göre össden sonra seçim yapmam lazım
jeolojiyi böyle saçma sapan, insanları yanlış yönlendirerek anlatamak geleceğin temsili jeologlarını şimdiden elimine etmektedir. bölümün varlığını bilen yegane kişiler olarak bölümde bulunan kayda değerliği sorgulananan öğrencilerin bu güzide bölüme yaptığı aşağılayıcı tavırları geleceğin bölümü olarak bilinen HİDROJEOLOJİ MÜHENDİSİLİĞİ eğitmenlerini sükut-u hayale uğratmakta, lakin bölüm eğitmenlerini, eğitim sevgisinden mahrum etmektedir. Bu saygıdeğer bölümü kazanıp aynı zamanda okuma şansını kazanan öğrencilerin bu lakayıt tavırları tarafımız tarafındanson derece rahatsızlıkla karşılanmıştır.
arkadaşlar herkese merhabalar, hidrojeoloji mühendisligi ögrencisiyim. konu hakkında biseyler söyleme geregi duydum.malesef ki değismeyen zihniyetlerimiz ve olaylara bakıs açılarımız ,hem bölümümüze hemde hayata yapılmıs ve halende yapılmakta olan büyük haksızlıktır…bölüm üzerine yapılan maliye konusmalarının hepsı hem gelecekte mesleklerını devam ettirmek hemde kendisi için bir yol cizmek isteyen insanların üsüncelerine yapılmıs bir saldırıdır. bizlerden beklenen ve sorumlulugunu üzerine aldıgımız hangı meslek olursa olsun herseyden önce ilklerimiz MESLEK ETİGİ dir.kendılerını tesaüfen bu bölümde bulan insanlar veya halen ne yaptıgının farkında olamayan bazı kesımler tarafından herseyı bır ıktısat polıtıkası seklınde yorumlamak,her meslegin degerleri adına yapıla gelen bir yanlıstır ve meslegımız adına, etik degerlerımızı yıkmaktadır.bu sebeble,kendi ilklerimizi bir isletmeci gibi degil, doğaya ait insanlar oldugumuzu düsünerek degistirelim…
Kübra özdemir size katılıyorum.Dediğiniz gibi artık öğrenciler okudukları bölümü bir iktisat politikası olarak düşünmekte hizmet insanı olma yerine ücret insanı olma gayretindedir.
Arkadaslar bu bölümü okuduğuna pişman olan kimseyi tanımadım.Birey maddiyatı ikinci plana alıp istediği bölümü okumalıdır. Gelelim yakınılan iş imkanlarına: (…enerji hammaddeleri,metalik madenler endustriyel ham maddelerin bulunması kullanılması ve işlenilmesinde… yol ,köprü,tünel,baraj,hava alanı,nükleer santral gibi yapılarda bunun yanında kayaçların fiziksel ve kimyasal özelliklerinin incelenmesinde,yer altından çıkarılan her maddenin veya madenin kullanılmaya hazırlanmasında,deprem erozyon heyelan gibi zemin kayması afetlerinin nedenlerini bilimsel olarak araştırmada.cevre planlama örgütlerinde… gibi gibi geniş bir çalışmalarını sürdürmektedir…) Bu ÜLKE de toprak çoook jeolojiciye de iş çok..Kimse bu bölümü küçümsemesin…varsa böyle bir düşüncemiz iyice araştırarak düşünelim.ona göre yorum yapalım lutfen (saygılar)